Alper Bganba
Leon madalyası sahibi Abhazya bağımsızlık savaşı gazisi
4 Haziran 1968 tarihinde Sakarya’da dünyaya geldi babası Cengiz ve annesi Adile Trapşıpha üç erkek de kız, dört evlat yetiştirdiler. Alper Ortaokulu bitirdikten sonra Istanbul Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünde girdi, ancak 4 sınıfta iken Abhazya bağımsızlık savaşı’nın başlaması üzerine okulunu bırakarak halkına destek vermek için cepheye koştu. Türkiye’fn gelen gôüllüler Şamil Basayev’in komutası altında savaşmaktaydılar, Alper ise Nugzar Dolbaya yönetimindeki Pitsunda grubuna katıldı. Hezimetle sonuçlanan 15-16 mart saldırısında ağır yaralandı ve 2 ay Gagra Hastanesi’nde tedavi gördü. Ancak sağlığına kavuştuktan sonra tekrar soydaşlarımızın grubuna dahil olup mücadelesine kaldığı yerden devam etti. Halkımın geleceği için kendimi etmek gerekse de geri durawazdım. Çünkü zamanında dedelerimize topraklarımızdan sürenler bu defa da kalanları yok etmek istiyorlardı, buna izin veremezdik diyor Alper . Alper , Vladislav Ardzınba ile cephede karşılaşmasına hayatının en güyel anı olarak hatırlıyor. Vladıslav Ardzınba’nın birçok kez silahlarını kuşanıp Yeşıra cephesini ziyaret ettiğini duymuşluk , bunlardan birine bende kendisi ile karşilaştım , sabredin kardeşlerim birazcık sabredin Abhazya mutlaka bağımsızlığına kavuşacak diyerek hepimize moral vermekteydi Alper savaş süresince birçok operasyona katıldı. Gudauta’dan Oçamçıra’nın Tamş köyu civarına gerçekleştirilen deniz çıkarmd harekati’nda da yer aldı.Daha sonra Burçü (Bırtskha )köyünde tekrar yaralandı ve Gagra Hastanesi’nde vücundan 40’a yakın şarapnel parçacıkları çıkarıldı. Bu yüzden kendisine elek diye isim takılmıştı .Alper’ın ataları, Abhazya’nın Bzıpta bölgesinden sürgün yollarına düşüp Türkiye’ye gelmişler. Babasının dedesi Süleyman Bganba, Abhazya Gürcü menşeviklerin işgaline uğradığı zaman Türkiye’den yardıma koşan grubun önderlerindendi. Kendisi o dönemde Nestor Lakoba ile yakın arkadaştı, hatta bir süre Türkiye’de misafir de etmişti. Dedem Süleyman, menşevikler tarafından yaralanınca bir süre Çlou köyünde Stephan Kapba tarafından saklanmış. Ben bu aileyi bulup kendileriyle görüştüğümdü Stefan’ın kızı Zina yaşıyordu, kendisi ile konuşma fırsatı buldum, Süleyman’a benziyorsun diye beni öpüp kucaklamasını unutmam mümkün değil. Süleyman’ın babası Kobaş Türkiye’ye gelirken , ağabeyi Recep ise Bzıpta köyünde kalmış, bugün artık ailenin kopan parçaları birbirlerini bulunmuş durumdalar. Alper’in babası Cengiz 1975 yılında Abhazya’yı ilk ziyaret eden grup arasında yer aldığından beri aile fertleri tekrar bir araya gelmişler. Alper anavatanını fırsat buldukça ziyaret ediyor, ancak tabi, kiasılmacı bir an önce anavatanına kesin dönuş yaparak bundan sonraki yaşamını orada sürdürmek
Kaynak:S.Ajiypha
Güneşin ışıkları



































