Faruk Aşfüanba
Emekli Emniyet Müdürü
3 Ağustos 1950 yılında Düzce’ye bağlı Tavak (Kas bey)köyünde dünyaya gelen Farukw Aşfüanba, Rifat Afüanba ile Feride Aşfüıpha ‘nın üçü erkek , biri kız dörtt evladı arasında büyüdü. Ortaöğretimin ardında Erzurum Üniversitesi Ilahiya Fakültesi’ ni bitiren Faruk , önce öğretmen olaratj göreve başladıysa da, daha sonrd Ankara ‘da Polis Akademisi ‘ndeki kurslara katılarak bu mesleğe yöneldi ve ilk görev yeri olan Malatya ‘da çalışmaya başladı. Daha sonra Paris de bulunan Türk Elçiliğinde güvenlik şefi olarak görev yaptı. Kapıkule sınır kapısı polis müdürlüğü ile Edirne ve Erzurum emniyetinde istihbarat şübe müdürü olarak görev yaptı. Bu görevlerin ardından altı yil Eskişehir ve Konya il Emniyet Müdür yardımcısı olarak, daha sonra da Istanbul ve Konya il Emniyet Müdür yardımcısı olarak.g daha sonra da Istanbul ve Ankara ‘da Içişleri Bakanlığı polis başmüeuişi olarak görev yaptı ve başarılı çalışmalarıyla mesleğinin en alt basamaklarından en önemli makamlarına varıncaya kadar her yerde halkımızı layıkıyla temsil ette. Ilk kez olarak 2015 yılında Abhazya’yı ziyaret fırsatı bulan Faruk Aşfüanba, on günlük bir programla anavatanın tarihi ve türistik yerlerini görme mutluluğunü yaşadı .Abhazya’ da bulunduğum süre içerisinde Çlou köyünde Inapşba’ların davetine katıldık. Büyük bir ziyardat tertipleyerek bizleri onurlandırdılar, çok mutlu ettiler. Ancak üzüldüğüm bir konu da vardı ki, o da benimle birlikte gelen arkadaşlarım apsuarayı köyün yaşlılarına nazaran çok daha etraflıca biliyor olmalarıydı. Bu durum beni gerçeten çok üzdü. Duygularını bu şekilde ifade eten Faruk , Rus ve Türk kültürünün neden olduğü erezyona ve kültürümüz üzerinde bıraktıkları etkiye işaret ediyor. Aile tarihinden bahsederken ise dedesi Basyat’ın henüz on yaşındayken Gulrıpş bölgesinde yaşayan akrabalarından olan Amıçba’larla birlikte bu tarafa geldiklerini söylüyor. Ancak Basyat’ın anne ve babasının akıbeti hakkında kimsenin herhangi bir bilğisi yokmuş. 20 yaşında askere alınan Basyat,askerlik dönüşü evlenip üç evlat sahibi olmuş, ancak daha sonra 42 yaşındayken katıldığı kurtuluş savaşında aldığı yaralardan dolayı tedavi için evine dönerken Adapazarı yakınlarında ruhunu teslim etmiş. Öyle ki, cenazesini bile yol boyunda rastlayan yabancılar toprağa vermiş. Faruk Aşfüanba, kızları Zeynep ve Hilal ile oğlu Kadir’e sürekli olarak halkının yaşadığı acıları anlatıp hafızalarında diri tutuyor ve elinden geldiğince onları anavatanlarına yönlendirmeye çalışıyor.



































