Faruk Ajiyba
Faruk Ajiyba 3 Ağustor 1938 yılında Sakarya vailayetinin Akyazı ilçesine bağlı Kuzulluk köyunde dünyaya geldi. Babası Ahmet ve annesi Papapha Cülfiye iki erkek evlat yetiştirdiler. Orta öğretimden sonrası devam etmeyen Faruk , elektrikçi olarak bu meslek dalında çalışmaya başladı. 1990 yılında ilk kez olarak Abhaz alfabesiyle tanıştı ve ogüne kadar hiç görmemis olduğu kril temeli alfabeyi, resimler ve altlarındaki yazıları eşleştirerek , kendi başına çözüp Abhazca okuma- yazmayı öğrendi. Cıderek bu alanda kendisini gelistiren Faruk , zamanla öğretmenlik yapabilicek düzeye geldi. Bu gün 80 yaşında olmasına rağmen ülkenin bir ucunda abazaca öğrenmek istiyen birinin varlığından haberdar olduğunda , yaşına ve sağlığına asla dönüp bakmadan gönüllü olarak öğretmenliğine soyunuyor. Bu yüzden de öğrencileri ondan “Bizim Dirmit Guliya’ miz” diye söz ediyorlar.
Ailemin tarihini iyice öğrenmek isterdim, ancak babam biz küçükken yaşama veda etti, bu yüzden de bilgi alabileceğim kimsem olmadı diyor son derece üzgün bir ifadeyle Faruk. 2009 yılında ilk kez olarak bilim insanlarımızdan Zurab Capua ve Slava Çrıgba’nın davetleri ile anavatanını ziyaret edip, hem onların , hem de yakınlarının misafiri olmuş. Abhazya’ da bulunduğum on gün içinde bir gece bile otelde kalamadım. Zurab Capua , Slava Çrıgba ve akrabalarım , etrafımda adeta pervane olarak güzel ülkemin dört bir yanını göstermek için seferber oldular ve yaşamıma yaşam kattılar’ diye o günleri özlemle yadediyor Faruk. Türkiye ‘ye , ozellikle de Adapazarı’na gelen araştarmacılarla gazeteciler arasında Faruk ‘tan destek görmeyen, onun misafiri olup da bilgi ve tercübelerinden, yararlanmayan nerdeyse yok gibidir. Bütün bunlarla da yetinmez, kendilerine köyleri dolaştırır ve gönüllü tercümanlıklarını yapar. Faruk bu gün Abhazya’dan ulasın çok sayıda edebi esere sahip. Abhazya’dan gelen misafirleri de onun için en değerli armağanin kitap olduğunu bildiklerinden, yeni çıkan her kitap mutlaka kendisine ulaştırılmaya çalışılır. Ancak onun yeni yetişen kuşaklara tavsiyesi, en kısa sürede tarihi anavatanlarına yerleşmeleri ve geleceklerini burada oluşturmaları.
