AKHUPKHA (ATALIK)
Atalık: Bilinen anlamıyla akrabalık bağı olmayan aileler arasında kardeşlik bağını tesis etmek amacıyla bir başka ailenin çocuğunu yetiştirmek.
Atalık, farklı aileler arasındaki bağları pekiştirmeyi, sosyal sınıflar arasındaki ayırımı aza indirgemeyi, kültürel değerleri korumayı ve aralarında kan davası olan aileler arasında barışı tesis etmeyi sağlıyordu.
Akhupkha’nın bilinen dört çeşidi vardı;
1- Aileler arasında kardeşlik ilişkileri tesis etmek amacıyla bir başka ailenin çocuğunu yetiştirmek.
2- Aralarında kan davası olan aileleri barıştırmak amacıyla barışı sağlamak, kan davasının önüne geçmek, davalı ailelerin ufak hatta yeni doğmuş olan çocuklarını becayiş ederek, yani değiş tokuş yaparak ileriki yıllara sirayet edebilecek olan kan davasının bu çocuklar aracılığıyla önüne geçebilmek. Buna örnek olarak eskiden Abhazya‘da Ajiba sülalesi ile Sıba sülalesi arasında barışı sağlamak amacıyla çocukların becayiş yapıldıkları gösterilebilir. Bu yöntem sayesinde iki aile barışmış, sonrada dost aileler olmuşlardır. Halen bu iki ailenin büyükleri, konuşurken diğer aileden kişilerin yüz ve çehre olarak kendilerine tıpatıp benzediklerini anlatırlar.
3- Yeni doğmuş çocuklarının belli bir süre sonra hastalık sebebiyle vefat eden ailelerde, birkaç defa bu tip üzücü hadiseler tekrar edince, önlem amacıyla yeni doğan ve henüz hastalığa yakalanmamış çocuğu bir başka aileye verip, yetişkin çağa gelinceye kadar yetişmesi o ailede sağlanırdı. Belli bir çağdan sonrada çocuk geri alınırdı.
4- Eski dönemlerde başlamış ve hatta yakın tarihimize kadar devam ede gelen, özellikle feodal dönemin gerçeklerini yansıtan diğer bir atalık çeşidi de; Ah, Tavad ve Amısta ailelerin çocuklarını, ileride yapacakları yöneticilik konumlarına hazırlamak için, Anguyu diye tabir edilen halkın içindeki ailelere atalık olarak vermeleri… Aralarında özel bir bağ olan bu aileler, çocuğun yetişmesi için ellerinden gelen her şeyi yaparlardı. Bir erkek çocuğun mükemmel olarak yetişmesi, onun kahraman bir savaşçı, fiziksel olarak güçlü, cesur olması, silah kullanabilmesi ve ustaca ata binmesi öğretilir… Ayrıca iyi davranışlara sahip olması, iyi bir hatip olması ve Abaza kültürüne sahip olması sağlanırdı. Kızlara ev işi, iplik eğirme, dokumacılık, dikiş ve nakış öğretilir. Bir kız için uygun davranış olan alçakgönüllülük, saygı ve kendini kontrol etme sürekli işlenirdi!
Başkasının çocuğunu büyüten kişi ve ailesi bu çocuğun sağlığı ve güvenliğinden tümüyle sorumluydu. Karşılığında çocuğun gerçek ailesinden hediye olarak at ve para alırdı…
Biri diğerinin çocuğunu alan iki ailenin arasındaki ilişki kutsal sayılırdı, bu ilişki kan bağından bile güçlüydü. Bu iki aile arasında, onların akrabaları arasında ve aynı soydan gelen insanlar arasında evlilik kesinlikle yasaktı. Birbirleriyle evlenmeyi tasarlayan iki kişinin evliliğini imkânsız hale getirmek için, aileleri arasında atalık ilişkisi olduğunu açıklamak yeterliydi.
Başkasının çocuğunu büyüten kişinin gerçek çocukları, büyütülen çocuğun sütkardeşleriydi.Yeni çocuk, atalık ailesinin bir üyesi olurdu.Sütkardeşlere, yeni kardeşlerine karşı görevleri net olarak anlatılırdı;örneğin savaşta sütkardeş; akhupkha ve düşman arasında durmak, gövdesini ona siper yapmak ve gerektiğinde ondan önce ölmek durumdaydı.
Zamanı geldiğinde akupkha’nın gerçek anne-babasının evine dönüşü, tüm akrabaların katıldığı büyük bir şölenle kutlanırdı. Törende hizmeti geçen ailenin büyüğüne Aşta kesilip bu merasimde aşta’nın kalbi ve çiğeri takdim edilip, ömür boyu dost oldukları simgelenirdi. Eğitimi gören çocuk kendisini büyüten kişiye ve sütkardeşlerine karşı görevleri yaşam boyu devam ederdi. Onları tehlikelerden korur, ihtiyaçları olduğunda yardımlarına koşardı.
Saygılarımla
Selçuk SIMSIM
